Vaclav Smil, kitabını okuduğum insanlar arasında gerçeğe ve an’a en fazla odaklanan kişi olabilir. Smil’in geçmişten günümüze gelişen süreçleri şimdiye uygulama amacını oldukça çekici bulduğumu ve kitabın sayfalarını çevirirken karşılaştığınız bilgi bombardımanının okumayı zorlaştırdığını söylemeliyim.

Gelecek hakkında söyleyebileceğimiz tek kesin şey, önyargılarımızın yalnızca küçük bir kısmını barındıracağıdır.

E. Ayres

Smil eline geçen her sayfa fırsatında bizleri bilgileri ile kendi çizdiği tabloyu boyamaya zorluyor. Bilgileri verirken oldukça dikkatli davranmış ve hiçbir gereksiz cümleye yer vermemiş. Çevre-enerji arasındaki çatışmayı da kitabın her aşamasında hissediyorsunuz.

Kısa olarak “çevre-enerji çatışması nedir?” Sorusuna cevap vereyim.

Kömür-doğalgaz-nükleer enerji ile elektrik üretiyoruz ve bu enerjiyle evlerimizi ısıtıyoruz-buzdolaplarımızı soğuk tutuyoruz. Çevreciler ise bu dönüşümü dünyayı katletmek olarak resmediyor. İnsanları hareket etmeye ve dünya üzerindeki zararlarına dair farkındalık kazandırmaya çalışıyorlar.

Çatışma aslında, çevrecilerin ve enerji şirketlerinin gelecekteki paylarının üzerine mücadelesi olarak resmedilebilir.

Zihin kaynaklarımızı bu soruya harcamamız bize geleceğimiz hakkında bir seçim yapmamız için değil, bilgi ve öngörü sağlaması nedeniyle önemli.

Ve Vaclav Smil’den bu konuya canlılık getirecek bir bakış ile mini kitap yazısını bitireyim.

Smil’e göre keşfettirici öngörüler ile standardize gelecek öngörüleri arasında dinamikliği sürekli korumak gerekir. Bu, sürecin sağlıklı devamı için şarttır.