Pasteur efsanevi bir entelektüel mirasa sahip. Ancak düşüncelerini ve karşısındaki kişileri araştırınca; günümüzde olmayan birtakım değerlerle bu mirası yarattığını gördüm.

Akademi üyelerinden Claude Bernard, Pasteur’ün düşüncelerine ve deneylerinden ortaya çıkan verilere ödül vermeyi kararlaştıran gruptaydı. Bernard, Pasteur ile zıt zihin yapısına sahip olması nedeniyle ilgimi çekti. Bernard sıkı yapılan deneyden ortaya çıkacak fikirlere dayalı yaşarken, Pasteur etkileyici bir fikir ve sonrasında bunu kanıtlamaya çalışan deneyleriyle yaşadı.

Yakın zamanda açıklanan Nobel Ödülleri’nin etkileyici tek bir sonuçtan ziyade bilim üzerine bir yaşama verildiğini biliyoruz. Ancak geçmişteki bu spesifik olaya (Louis Pasteur ödül aşamasına kadar Akademi ile ilişkilerine) bakınca Akademi’nin fildişi kulesi daha çok aile ve dostlar kulubü olduğunu gördüm. Bugün daha ölümsüz görünen Nobel ödüllerinin daha da önceleri nasıl olduğunu merak ettim.

Komiteden bir kişi ölüp, yerine başka birinin getirilmesi ve bu kişi veya kişilerin daha önce komitede olan kişiye tamamen zıt fikirlere sahip olması; yeterli şartlar oluştuğunda ödülün herkese verilebileceğini gösterir. Bugün belki çok daha karışık bir dünyada yaşıyoruz ve bu gibi hikayeler daha az başımıza geliyor. Ancak zaman ilerledikçe farklı komiteler kuruluyor ve bu döngü tekrardan başlıyor.

Bir başka ve son ayrıntı şu:
Akademinin o zamanlar(Louis Pasteur dönemi) bir Guinness Dünya Rekorları tartışma kulübü havasında olmasının getirdiği kontrol mekanizması gerekliliği.

Şöyle netleştireyim son paragrafımı. Eğer bir maymun 20 muz yiyebiliyorsa ve bunun bizce etkileyici olduğunu düşünüyorsak bunu Guinness Dünya Rekorları’na ekleyebiliriz. Ancak başka bir gün 21 muz yiyebilen bir maymun görürsek ödül yer değiştirir ve 21 muz yiyen maymuna devredilir.
Akademi böyle çalışmamalı. “İki teoriden haklı olana ödül verilecektir” yaklaşımı bilimi bir 100 metre koşusuna dönüştürür. Hayatını maratona adamış binlerce insan var olmasa buna göz yumabilirdik. Pasteur örneği ironik olarak Akademi’nin bu örneklemesine karşı kullanılabilir, ancak iki kat ironik olarak yine Pasteur’ün hatalı düşünce sistemi gibi yanlış olurdu.